E-Ticaret Danışmanı | Sosyal Medya ve SEO Danışmanı


Gökhan SEZER

"Şubat 2017" Tarihli Yazılar

21 Şubat 2017
Fatih Sultan Mehmet’in Mahkemesi

Fatih Sultan Mehmet’in Mahkemesi
21 Şubat 2017 Çeşitli 0 views Yorum Yok

Osmanlı döneminde en çok önem verilen konuların başında ADALET gelmekteydi ve Adalet kavramının beraber anıldığı padişahların başında da İstanbul Fatihi Sultan Mehmet Han gelmektedir. Evliya Çelebi’nin seyahatnamensinde  Adalet’in padişah dahi olsa herkes için nasıl tecelli edildiği ilginç bir olayla anlatılmaktadır.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethinden sonra şehrin mimari açıdan tekrar yapılanması ile uğraşırken diğer taraftan da ilk icraatlarından bir tanesi de şehre bir kadı atamak olmuştur. Padişah Bursa Müderrisi Hızır Bey’i kadı olarak atamış ve kendisine geçimlik olarak şimdiki Kadıköy’ü vermiştir. Şimdi ki Kadıköy’ün ismi de buradan gelmektedir.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethinden yaklaşık on yıl sonra mimar Atik Sinan’a kubbesi Ayasofya’dan daha büyük olan bir cami inşa etmesini emreder. Mimar hemen işe koyulur fakat yaptığı cami Padişah’ın istediği kadar ihtişamlı olmaz. Fatih Sultan Mehmet, yeni yapılan camiyi görünce hiddetlenir ve Kubbesi Ayasofya camisinden daha büyük olsun emrine neden uyulmadığını sorar. Bunun üzerine Mimar Atik Sinan İstanbul’da olabilecek büyük bir depremde caminin yıkılma ihtimalinden korktuğu için yeni yapılan caminin kubbesini Ayasofya’dan daha küçük yapmak zorunda kaldığını ve bu sebeple de caminin sütunları kestirdiğini söyler.

Fatih Sultan Mehmet’in Mahkemesi

Fatih Sultan Mehmet’in Mahkemesi

Bu açıklama üzerine iyice hiddetlenen Fatih mermer sütunları ondan habersiz kestirdiği için Mimar Atik Sinan’ın “Mermer sütunları kesen ellerinin kesilmesi” emrini verir. Mimar bunu bilerek yapmadığını, yapmış olduğu hesaplamalara göre Ayasofya’nın kubbesinden daha büyük bir kubbenin, ilk depremde yıkılacağını düşündüğünü söylese de Padişahı kararından vazgeçiremez.

Haklılığını ispat etmenin tek yolunun kadıya gitmek olduğunu düşünen Mimar Fatih Sultan Mehmet’i kadıya şikâyet eder. Mahkeme zamanı Padişah gelir ve duruşma başlar. Fatih Sultan Mehmet cihan padişahı olabilir ama emrindeki birini mahkeme yapılmadan cezalandırmıştır bu sebeple Padişah ta mahkeme boyunca davalısı ile beraber kadının huzurunda ayakta bekler.

Fatih savunmasını yapar, mimar camiyi bu şekilde inşa etmesinin gerekçelerini açıklar ve sonuçta kadı kararını verir. Fatih Sultan Mehmet suçlu bulunur ve ceza olarak kendisinin de mimara uyguladığı cezayla yani elleri kesilerek cezalandırılmasına karar verilir. Bunu duyan Atik Sinan verilen karara inanamaz ve Kadıya yalvarmaya başlar bunu göz önünde bulunduran kadı cezayı para cezasına çevirir ve mimara yüklü miktarda para cezası ödenmesine karar verir.

Karardan sonra Fatih, yanında getirdiği demirden sopayı kadıya göstererek; “Eğer sen Allah’ın hükmünü uygulamayıp, elimi kesmeye beni mahkûm etmeseydin bu demir sopayla başını parçalardım” der. Bunun üzerine Kadı Hızır Bey de yanında sakladığı kamayı çıkararak padişaha cevap verir. “Sen de benim verdiğim hükmü kabul etmeseydin eğer, ben de bu kamayla seni delik deşik ederdim” der.

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde bahsettiği bu olay Osmanlı devletinde kişi ve makam fark etmeksizin herkesin mahkeme önünde eşit olduğu da görülmektedir. Yine Osmanlı devleti adalet timsallerinden Kanuni Sultan Süleyman der ki; “Kılıcın yapamadığını adalet yapar.”

 

Kaynakça:

-İsmail Hakkı Uzunçarşılı – Osmanlı Devleti’nin İlmiye Teşkilatı, Ankara, 1965, s.86

-Evliya Çelebi -Seyahatname

-U.Salih ÖZDEMİR – Osmanlıda Kadıların Görevleri

-Dr. Ahmed Akgündüz -Osmanlı Hukuk Sistemi

-Hülya TAŞ -Osmanlı Kadı Mahkemesindeki “Şühûdü’l-Hâl” Nasıl Değerlendirilebilir?

 

 

Copyright © 2014. Tüm hakları saklıdır.